- [email protected]
- 0533 0589 688
- Hoş geldiniz.
-
-20%
Dokumacı Kuşlar
0Dokumacı Kuşlar, hayallerin gerçeklerle çarpıştığı anların hikâyesi. Mutlak bir huzursuzluktan kurtulmaya çalışırken muğlak yollara dökülenler, yolun sonunda kendileriyle karşılaşırlarsa hiç şaşırmamak gerek buna. Çünkü şaşkınlık, ağır gelir insana. Remzi Karabulut, diş turşusundan kirli gömlek salatasına, tırnak tuzundan deri sarmasına, don grisinden tırtıllara, gece gölgesinden haz tüyüne, yaralı bıçağa, çıplak siyaha kadar; hem hepsini kapsayan hem hepsini yadsıyan açık bir resim sunuyor okura. Hem okunması hem görülmesi için.
-
-20%
Herkesin Doğusu
0Bir şeftali tomurcuklanmıştır yaşlı bir dalda, iki taş arasından sürgün vermiştir bir ot. Ömrünü tüketen bir su damlası buharlaşıyordur o süzülürken. Bir kadın son kez bakıyordur ellerine, bir gül yaprağını döküyordur, bir fil doğduğu gibi ölüyordur ve bir kuş havalanıyordur o anda. Varlığın bilmezse özün bilir, sezersin, belli belirsiz hafiflersin, demiştim. Elin elimdeydi. Kaç kere öpmüştün sonra beni. Gülüşmüştük. İnanmayınca gülecek yer arıyordu insan herhalde. Kurdun kuşu öptüğü nerde görülmüş Yusuf?
-
-20%
At Kadar Hırçın Geyik Kadar Yabani
0Herkesin kirpiği vardır. Kiminin uzun kiminin kısa. Benim kirpiğim kısa. Güze kırpılı. Bahara kırpılı olaydı, olaydı da. Şimdi tenim gibi kirpiklerim de terler. Uçlarından damla damla terler. Eyleşip dururum ben de kendimle. Alnımda, kirpiklerimde biriken terleri siler de silerim. Bir keresinde alnıma bir kelebek konduydu, güze kırpılıyım ya baktım hemen onun alnına, kirpiklerine. Alnında, kirpiklerinde terler. Uç dedim git buradan. Kelebekcik üç tur attı da çevremde konuverdi bir dala. Ardından kayboldu. Anlatacak bir şeyim vardı da benim…
Kirpiklerim kirpiklerime değer -
-20%
Bir Zambağın Hikayesi
0Bir Zambağın Hikayesi, yayımlandığı dönem için kelimenin tam anlamıyla çılgınca bir çıkıştır. Öyle ki yazar buna ilk basımda adını yazmaktan çekinir. Ancak daha sonra, bu eserin müellifi olduğunu saklamaz. Kitabın neşrinin birtakım geri dönülemez etkileri olur. Bunlardan ilki Mehmet Rauf’un meslek ve edebiyat hayatında yarattığı yıkımdır. Kitabın yayımlanmasıyla birlikte Mehmet Rauf askerlikten atılır, hatta yargılanarak cezaya çarptırılır ve hapis yatar. Eylül romanıyla edebiyat dünyasına yakaladığı şöhret ve itibar da bir anda yerle bir olmuştur. Hatta alay konusu edildiği bile kaydedilir. Öte yandan bu novellanın neşrinin yarattığı bir diğer etki de okur kitlesinin ona olan teveccühünün bilinen sınırları aşmasıdır. Kitap, basılı kopya yetişmediğinden ve tabii böyle “adı çıkmış” bir kitabı güle oynaya gidip satın almak da biraz yürek istediğinden olacak, el yazısıyla teksir edilerek elden ele dolaşır.Hatta kitaba sahip olanların, tıpkı video kaset ya da CD, DVD kiralayan dükkânlar gibi, onu okurlara kiraya verdiği, böylece kitabın toplamda ne kadar bir okura ulaştığının asla tam manasıyla kestirilemeyeceği de söylenenler arasında.
Mahir Ünsal Eriş
-
-20%
Kâtip Bartleby
0Bir hukuk bürosunda sessizce çalışan bir katip: Bartleby. Başlarda işini titizlikle yapan, çalışkan ve örnek bir çalışan olan bu gizemli adam, bir gün kendisinden istenen işleri soğukkanlı bir ifadeyle reddetmeye başlar: “Yapmamayı tercih ederim.” Hatta işvereni tarafından işten atılmayı bile reddeder.
Herman Melville’in, modern bireyin yalnızlığına ve itaatin sorgulanmasına dair zamansız anlatısı Katip Bartleby, pasif direnişin ve sivil itaatsizliğin ikon karakteridir. Okuyanı insan doğası, özgür irade ve yabancılaşma üzerine düşünmeye davet eden Katip Bartleby, yalnızca bir adamın hikâyesi değil, aynı zamanda her çağda yankılanan bir varoluş çığlığıdır. Bireyleri bir makinenin dişlilerine indirgeyen modern toplumun otopsisidir. -
-20%
-
-20%
Körfezde Sıkıyönetim
0Sıkıyönetim var, hiçbir yere gidemezsiniz, İlçe’ye falan gidemezsiniz, Köy’e bile gidemezsiniz, hatta Site’nin dışına çıkamazsınız. Küçük parktaki üç arabayı başıyla işaret ederek, Jeo’nun arabası su deposunun altındaydı, sakın ha, yasak demek istiyordu. Canavar en
saf haliyle, denize giremeyecek miyiz diye sorunca Yüzbaşı, girin canım, ne ilgisi var gibisinden mırıldandı gülüşmelerin arasında, sonra anımsayarak ama Site’nizin önündeki kumsaldan da ayrılmayın, sakın kumsalda ateş falan yakmayın geceleri diye belirtince derin bir suskunluk oldu gençlerin arasında. -
-20%
Tanrı Oku Dedi Yaz Demedi
0Hesenê Metê, sürgünlüğün bile insanın erdemlerine, direnişine ya da teslim oluşuna, zaaflarına, etkilerine yönelen, buradan bir üslup çıkaran bir yazar. Bozguna uğramış kahramanlarıyla biraz Gogol’a, üzerlerinden atamadıkları memur zihniyetleriyle biraz Çehov’a, benimsediği sade ve basit dille de Türk edebiyatında Sait Faik’e yaklaşan bir yazar…
-
-20%
Bürhân
0Tarih, galiplerin anlattığı bir hikâye. Ancak en çarpıcı gerçekler, çoğu zaman sessiz kalanların gölgesinde saklıdır.
Öyküleriyle tanıdığımız Sevim Çiçek, bu ilk romanında, zamanın akışında sessiz bırakılmış, yok sayılmış ve karalanmış olaylar ile insanları anlatıyor. Okurunu, ortaçağ İslam tarihinin karanlık koridorlarında unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.
-
-20%
Buhran
0Salâhaddin Enis’in kitaplarına girmeyen, ilki 20 Mart 1335’te (1919) Şair dergisinde, sonuncusu ise 20 Birinciteşrin (Ekim) 1941’de Yedigün dergisinde yayımlanan, yedisi eski harflerle, yirmi yedisi ise günümüz harfleriyle yazılmış olan 34 öyküsünü bir arada sunuyoruz…
Büyük bir gözlem yeteneğine sahip olan Salâhaddin Enis’in yaşadığı devre tanıklık etmesinin, Türk toplumunun yirminci yüzyılın başında geçirdiği büyük değişimi herkesten farklı biçimde dile getirmesinin yanında yaşadığı çağın bir kısım aydınlarının iç dünyasını, yaşam felsefesini, kadına bakışını, kadının değişen toplumsal statüsü karşısında aydın erkeğin neler hissettiğini dile getirmesi de bir o kadar önemlidir.Vahit Tane
-
-20%
Anouar Brahem Müziği: Duru, Derin, Çıplak
0Anouar Brahem, Tunuslu bir müzisyen. Ortadoğu’nun ve Asya’nın klasik, folklorik müzikleriyle caz arasında köprüler kuran Brahem, taksim ile doğaçlama arasındaki inceliklerin ayrımında ve caz’a değişken bir dil ve üslup kazandırıyor. Müziğinde yarattığı duygusal atmosfer, bireysel dürtüler, kaygılar ve dinginlik yapıtlarına siniyor; dinleyiciye doğrudan geçiyor.
-
-20%
Kimse İnanmıyor Bana
0Birbirimize yalan söylemeyi ve şiddeti öğrettiğimiz bu gezegende, kuşun kanadı bile öfkeye ve şiddete çarparak yol alırken, yazar Emine AYDOĞDU, uçurumların ucundan topladığı umutla ‘herkesin iyi olduğu’ bir dünyada cesur olmanın daha önemli olduğunu anımsatıyor. Her öykü, kahramanın sırlarını en ince ayrıntısına kadar deşerek, yaşam izleğinde kendi efsanesini yaratıyor.